Üsküdar’a giderken…

Bugünlerde Xavier ile beraber sürekli Üsküdar’dayız. Çünkü Üsküdar Belediye’si için bir fotoğraf projesi yapıyoruz: Adı “Üsküdar’la Yüz Yüze”. Yüz tane fotoğraf çekiyoruz, yüz tane deyince, en güzel yüz tane çıkarabilmek için muhtemelen 5.000 tane kadar çekmek gerekecek… Ben genelde tripodu taşıyor, çok ilginç bir yer gördüğümde Xavier’yi uyarıyor ya da fotoğraflarını çekmek için insanları ikna ediyorum. Xavier ise fotoğrafları çekiyor.

7 gibi kalkıyor, giyiniyor hemen dışarı çıkıyoruz. Sonra 12’ye kadar ver elini Büyük Çamlıca, Fethi Paşa Korusu, Beylerbeyi Sarayı… Şimdiden gitmediğimiz yer, fotoğraflamadığımız köşe kalmadı gibi hissediyorum. Eğer biriyle buluşacaksak bizimle koşuşturmayı kabul etmesi gerekiyor. Geçenlerde Faraz geldi mesela İranlı çok sevdiğimiz bir arkadaşımız, çocuk İstanbul’u Üsküdar’dan ibaret sanmıyorsa iyidir! Keza tiyatrodan arkadaşım Turgay’da bayağı bir kız kulesi manzarasına maruz kaldı bizim yüzümüzden!

Sabah erken kalkıyor öğlen bir mola verip yine akşam saatlerinde karelerin peşinde koşuyoruz. Yalnız bu koşuşturmanın en sevdiğimiz yanı, Üsküdar’daki minarelerin şerefelerine çıkabiliyor oluşumuz (bazı istisnalar dışında). Geçen iskele yakınındaki Mihrimah Sultan Camii’nin minaresine çıktık, çıkış bayağı zordu (bir kısımda aydınlatmanın olmaması ve merdivenlerin çok dik olması yüzünden) ama manzara buna değerdi. Kendimiz çıkmakla kalmadık Turgay ve Faraz’ı da bu deliliğe ikna ettik. Onlar da hayır demediler. Sonra da harika fotoğraflar çektik.

Bir de konak peşinde koşuyoruz ama maalesef mutlaka ziyaret etmek istiyoruz dediğimiz bir konak/yalı birine ait olabiliyor ve konağı görmemiz bile mümkün olamayabiliyor çoğu zaman. Bu durum bana kalsa çok üzücü. Tarihe ait olan bir yerin etrafı çevriliyor ve başkalarından saklanıyor.

Elimizde Üsküdar haritası sokaklarda dolaşıyor ve haritada ilgimizi çeken yerlere döndürüyoruz rotamızı. Hiçbir zaman karşımıza ne çıkacağını bilmediğimiz için çok eğlenceli, çok sürprizli. Sanki define avındayız.

Bu yaz da böyle geçiyor, eski İstanbul’un havasını koklayarak, minarelerin tepelerinden boğaza bakarak ama yeni yolculuklar çok yakında!

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Üsküdar’a giderken… için 1 cevap

  1. Ahmet der ki:

    Merhaba;

    Üsküdar ile ilgili benim aklıma gelen mekanlar şunlar;
    Surp Haç Kilisesi; Üsküdar-Selamsız
    Bülbülderesi Mezarlığı
    Özbek Tekkesi
    Cinili Hamam
    Cinili Camii
    ve Valide Atik Camii

    Selamlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir