Kaş: Mavi Masallar

Henüz Üsküdar projemiz bitmedi ama birden burnuma Akdeniz’in kokusu çalındı, daha bir ay önce çıktığımız Kaş seyahati aklıma geliverdi. Azıcık yazayım da belki özlemim geçer belki (tabi çok kaptırıp arkama bakmadan kaçmak da var İstanbul’dan!)

Kaş, yeni keşfettiğim bir sahil beldesi. Ben bu sene ilk defa gittim ama şu aralar kiminle konuşsam Kaş’ta tatil yapıyor; bir ben cahil kalmışım anlaşıldığı kadarıyla… Kaş küçücük bir yer; öyle kocaman şaşalı diskoları falan yok, açılanlar da hemencecik kapanıyorlar, dayanamıyorlar. Ne yapalım olmuyor, uymuyor Kaş’ın tarzına. Daha samimi buradaki yerler, mütevazi. Sokaları yaseminler ve begonviller sarmış, bembeyaz evler etrafta dekoru tamamlıyorlar. Oh be işte bunu özlüyor insan! Zor ulaşılır konumu (ah o yollar yok mu!), turizm canavarının pis ellerinden nispeten kurtarmış Kaş’ı.

Sakin, keşmekeşten uzak (yani en azından haziranda öyleydi), herkesin birbiriyle kanka olduğu bir kasaba görüntüsü çiziyor. Bir psikiyatristle tanıştım,”Ben burada imkan olsa dahi işimi yapamam o kadar herkes herkesi tanıyor ki hastamla her an bir ortamda karşılaşma ihtimalim var.” diye anlattı. Balık restoranları dört bir yanda, Likyalılardan kalmış lahitler her köşe başında… Uzun Çarşı’nın sonundaki ünlü Kral Lahit’inin dibinde evcilik oynayan kızlara bayıldım! İnsanlar atmışlar evlerinin dükkanlarının önüne masalarını, sıcak muhabbetlere dalmışlar; telaşsız, temiz havayı içlerine çeke çeke tadını çıkarıyorlar hayatın. Çaylarını ağırdan yudumluyorlar.

Biz de hemen uyum sağladık tabi bu huzurlu ortama. Önce kamp yapacak bir alan bulamadık ama sonra tam da balıkçı teknelerinin demirlendiği kıyının arkasında daha önceden kamp yapıldığı belli olan bir boşluk gördük. Hemen kurduk çadırımızı, kestik pazardan aldığımız kavunumuzu. Bir de balıkçılar masa ve iki sandalye atmışlar hemen kıyıya ona da bir güzel kurulduk, tekne sahibi geldi onu da buyur ettik. Velhasıl önümüz göz alabildiğine deniz, arkamız orman, hemen ustumuzde onlarca yıldız bize göz kırparken muhteşem bir akşam geçirdik. Bir Kaş seyahati de böyle güzel anılarla bitiverdi.

Of hiç işe yaramadı, Akdeniz özlemim daha da arttı! Ama dediğim gibi, yeni seyahatler çok çok yakında!

Not: Ağustos (yani bu ay) Ulusoytravel dergisi’nde Xavier’nin fotoğraflarıyla Kaş yazım yayınlanıyor, meraklısına 😉

Bu yazı Geziler kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kaş: Mavi Masallar için 1 cevap

  1. BETÜL İSLAMCIOĞLU der ki:

    Kaşın güzelliği, defalarca giderek içime yer etmişti ama sizin anlatımınızla daha bir huzur buldum, eskilere götürdünüz beni.Kaleminize,yüreğinize sağlık.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir