Zeytin Kokan Bir Ada: Cunda

Çöp Madam’ın yeşerttiği belde olarak aklımda yer etmiş Ayvalık’ın (Çöp Madam da kim ola diye merak edenler sitemizin “yayınladıklarımız” bölümüne bakabilir) ucundaki Cunda Adası’nı kestirdik gözümüze bu sefer.

Türkiye’nin ilk boğaz köprüsünden (!) geçilerek ulaşılan Cunda Adası’na adımımızı atar atmaz bir Yunan rüzgarı esti suratımıza. Yunan mimarisi tarzında inşa edilmiş evleri, daracık sokakları, zaman zaman görüş alanınıza giren tepelere kondurulmuş yel değirmenleriyle sahiden de sokaklarında yürümekten zevk aldığımız bir yer Cunda Adası.

Burada “zeytin”le ilgili bir tabela görmeden beş dakika ilerlemek mümkün değil: zeytin yağı açık ara önde olmak üzere zeytinle ilgili aklınıza hayâlinize gelecek her türlü ürünün ana vatanlarından biri burası. Bu tip yerlerde gözlemlemeye alışık olduğumuz miskinlik, rahatlık, hayatı kaale almama hâli Cunda’da da genel atmosferi oluşturmuş durumda. Sonuç olarak diyebilirim ki incir ve nar ağaçlarının ikide bir karşımıza çıkıp tatlı sürprizler yaptığı, artık her yerde mantar gibi türeyen toki ve türevlerinden sonra mimari zevkimizi okşayan estetik evlerin yanyana sıralandığı Cunda sokaklarında gezmek gerçekten de çok keyifli. Ama şurasını da söylemeden geçemeyeceğim: restoranlar ve pansiyonlar çok pahalı ve plajı küçücük, ayrıca özelleştirilmiş. Böyle yani, Cunda güzel ama mikro bütçeliler için hazırlıklı olmayı gerektiriyor!

Bu yazı Geziler kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Zeytin Kokan Bir Ada: Cunda için 3 cevap

  1. Selin. der ki:

    Büyüdüğüm yerler… Şimdi yazını okuyunca ne kadar özlediğimi hatırladım Seda’cığım.
    Evet zeytin kokar Cunda sokakları ve sokaklarında yürümesi hep çok zevklidir. O daracık sokaklar çağırır insanı adeta. Yerli turistlerin “bir gün emekli olunca, belki…” ile başlayan cümleler kurduğunu duyarsın sık sık. Cunda sokakları, tatlı vaatlerle akıllarını çelmektedir… Bundandır bayram tatillerindeki meşhur Cunda kalabalığı. “Büyük şehir insanları” emeklilik provasına koşar. Havasından, suyundan, ya da belki sadece zeytinden olsa gerek huzur verir Cunda…
    İnsanları hayatı kaale almaz mı gerçekten yoksa kaygılarını gizlemeyi sever ve neşeyle mi yaklaşırlar hayata, bilmiyorum. Bildiğim, o sokaklarda çok hikaye vardır. Bir gün yine yolun düşerse, Cunda’nın yaşlılarıyla konuşmanı ve oraları bir de yerlilerinin gözünden görmeni dilerim.
    Yolun açık olsun:))

  2. serhat dal der ki:

    az önce arkadasım arayıp gezebilecegimiz yerlerin listesini yap dedi ,tesadufun boylesı işte karsıma bır anda senın blogun cıktı ,şimdi sayende rotamıza cunda adasını ekledım tesekkurler .ayrıca blogda guzel gercektem…

  3. Tevfik Güvenç der ki:

    Cunda’da neler yapılması, nerelerin görülmeli ve özellikle neler yenilmeli sorularına cevap bulabileceğiniz diğer faydalı bir yazıyı sizinle de paylaşıyorum. Gitmeden önce bu yazı gibi okunursa yararınıza olacaktır:

    http://nediycem.blogspot.com/2011/09/cundada-yaplacak-seyler.html

    İyi Tatiller…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir